Kendimi uzun uzun karanlığa bakarken buldum.
Gözümü açtığımda ilk gördüğüm şey annemdi. Her çocuk doğduğu zaman ilk annesini görürdü. Anneme baktığım zaman bir şeyler yanlıştı. Gözleri kapalı, siyah bir naylonun içerisindeydi. Onun ölü yüzüne bakıyordum. Bu yanlıştı. Onun canlı, güzel gözlerinin içine bakıyor olmalıydım. Ona ‘Seni seviyorum anne.’ demem gerekiyor, ona sarılıp kokusunu içime çekmem gerekiyordu. Gözlerimi açtığımda sorunların en büyüğünü görmüştüm. Bundan kaçmanın en iyi yolu unutmaktı ve öyle de yaptım. Unuttum annemi, orada bir yerdeydi ama benim için hiçbir zaman var olmamıştı.
Evi ilk terk ettiğim zaman mavi gökyüzüne bakıyordum. Tüm benim olan şeyleri geride bırakmıştım. Aşamadığım, çözemediğim ve asla çözülemeyecek sorunları… Yapamıyordum, hayatıma devam edemiyordum çünkü artık mavi gökyüzünü göremiyordum. Yeni başlangıçtı benim için kaçmak. Sorunların olmadığı ve olmayacağı yeni bir dünyaydı.
Sorunsuz bir hayat ne zaman mümkün olabilirdi?
Yanılıyordum, sorunlardan kurtulduğumu zannediyordum. Babamı, annemi ya da beni; ben yapan diğer her şeyi geride bıraktığım zaman sorunların olmayacağına inanıyordum. Büyük bir hataydı bu. Sorunlar ben nereye gidersem gideyim beni takip ediyorlardı. Veronica’yla olan kavgalarımız, paramızın kalmayışı ve Kevin…
Tüm basamakları arkamda bırakmış ve çatıya çıkmıştım. Gökyüzünde bir tane bile yıldız yoktu. Kapkaranlık gökyüzüne bakıyordum. Sonunda karanlığın da bana baktığını gördüm.
Her şey en başa dönmüş gibi hissediyordum. Unuttuğum tüm anılar zihnime akın etmişti. Varlıklarını tekrar tekrar bana hatırlatıyorlardı. Onlardan hiçbir zaman kaçamayacaktım. Yalnızca kendimi kandırmıştım bunca zaman.
Kenara doğru yavaşça yürümeye başladım.
Hayatıma bir nokta koymak üzereydim. Tüm olanları anlamıştım artık, sorunsuz bir hayat mümkün değildi. Her nerede olursan ol, ne şekilde olursa ol, sorunlar seni bulurdu. Hayatımın böyle olmasını ben istemedim, annemin ölmesini ben istemedim. Hayatım biraz farklı olsaydı, yine bu durumda mı olurdum? Bunu düşünmeden edemiyordum. Hayatımda ne değiştirmem gerekirdi bunun için? Doğru ya, bunun bir önemi yoktu artık.
Kenara vardığım zaman derin bir nefes aldım ve ardından duvarın üzerine dikkatli bir şekilde çıktım.
Aşağıya bakmıyordum, bildiğimiz insanlardı. Her biri oradan oraya gidiyordu. Başlarını bir kez olsun kaldıracak zamanları yoktu. Ben karanlığın içine içine bakıyordum. Orada bir şey görebilmeyi umuyordum ama bu gerçekleşmeyecekti asla. Burada beni tutabilecek kimse yoktu. Dünyaya bağlayan biri de yoktu. Annem ölmüştü. Babam… Kevin’ın yanından çok önceden ayrılmalıydım. Birkaç konuştuğum kişiler varsa onların isimlerini bile hatırlamıyorum şu an. Unutamayacağım tek isim Veronica. Yaşadığımız iyi günler adına, teşekkür ederim.
Ölüme bir adım attım, çünkü her şeyin temelinde ben vardım.