Judeau (Bölüm 24)

      Kendimi uzun uzun karanlığa bakarken buldum.       Gözümü açtığımda ilk gördüğüm şey annemdi. Her çocuk doğduğu zaman ilk annesini görürdü. Anneme baktığım zaman bir şeyler yanlıştı. Gözleri kapalı, siyah bir naylonun içerisindeydi. Onun ölü yüzüne bakıyordum. Bu yanlıştı. Onun canlı, güzel gözlerinin içine bakıyor olmalıydım. Ona ‘Seni seviyorum anne.’ demem gerekiyor, ona sarılıp kokusunu […]

Theodore (Bölüm 23)

      Birkaç günün ardından içimde yükselen huzuru görebiliyordum. Günden güne kendimi daha iyi hissediyordum. Yatağımdan kalkmam, yalnızca çalışmak ve para kazanmak için değildi. Göreceğim çok şey vardı, daha da önemlisi yaşayacağım bir hayat vardı. Bu hiç kolay olmayacaktı benim gibi biri için ancak denemekten başka bir şey gelmiyordu elimden. Önce ilk adımı daha sonra diğer […]

… (Bölüm 22)

      “Ağlamıyorsun artık.”       “Haklıydın bir konuda, hayatımı kabul etmem gerekiyordu. Annemin asla benimle olamayacağını öğrendim.”       “Hayır, bunu kabul etmiyorum! Onun peşinden gitmek istediğini söyleyip duruyordun.”       “Bunun anlamsız olduğunu fark ettim.”       “Onca şeye rağmen, bu iğrenç ve-ve boktan dünyada kalmayı mı seçiyorsun?”       “Hey, sana diyorum! Bana cevap ver, sen kabul ediyor […]

Judeau (Bölüm 21)

      Sıcacık yatağımda yatarken tanıdık bir ses bana sesleniyordu. Uykumu bölüp kalkmak istemiyordum. Biraz kendime gelirken gözüme vuran güneşten rahatsız oldum. Başımı hafif yana kaydırarak güneşten kurtulmaya çalıştım ama bu bir işe yaramamıştı. Güneş beni uyandırmak için elinden gelen her şeyi yapıyordu. Hiç kalkmak istemiyordum. Yüzümü yastığa gömüp hafifçe somurttum. İllaki kalkacaktım, bunun kaçarı yoktu. […]

Theodore (Bölüm 20)

      Sıcacık yatağımda yatarken tanıdık bir ses bana sesleniyordu. Uykumu bölüp kalkmak istemiyordum. Biraz kendime gelirken gözüme vuran güneşten rahatsız oldum. Başımı hafif yana kaydırarak güneşten kurtulmaya çalıştım ama bu bir işe yaramamıştı. Güneş beni kaldırmak için elinden geleni yapıyordu. Hiç kalkmak istemiyordum. Yüzümü yastığa gömüp hafifçe gülümsedim. İllaki kalkacaktım, bunun kaçarı yoktu. Pencereden dışarı, […]

Judeau (Bölüm 19)

      Ciğerlerim kendisine geldiğinde vücudumu biraz hissetmeye başladım. Parmaklarımı ufak ufak hareket ettirebiliyordum. Ne zamandır baygın yattığımın farkında değildim. Saatler, günler… Ne zamandır buradaydım? Yavaşça doğrulmaya çabaladım. Doğrulup kalkacak gücüm yoktu. Yerden yardım alırken bile kollarım titriyordu. Doğrulmayı başardığım zaman sırtımı duvara yasladım. Her şeyi tam anlamıyla idrak edemiyordum. Kısık gözlerle etrafa salak salak bakıyordum. […]

… (Bölüm 18)

      “Ağlamaya devam mı ediyorsun, tek yaptığın kaybettiklerin için ağlamak mı?”       “Hayır… Aslında haklısın. Ben…”       “Yine bahaneler uyduracaksın değil mi? Kaybettiklerimiz için kalkıp savaş.”       “Bunu yapacak bir gücüm yok benim.”       “En başından beri biliyorum senin ne bok olduğunu. Otur ve seyret tüm yaptıklarımı.”       “Umarım yaptıklarından pişman olmazsın.”

Theodore (Bölüm 17)

      Göğün bağırması ödümü koparıyordu. Arabanın arka koltuğuna biniyordum. Babam kapının kapanmasıyla hemen yola koyuldu. Gözlerimi olabildiğince ön taraftan uzak tutarak pencereden dışarıya bakıyordum. Gözlerimiz buluştuğu zaman babamın bakışları benim bakışlarımı delip geçiyor, bana olan nefretini gözler önüne seriyordu. Dışarıda kara bulutlar bir araya toplanmışlar yağmurun haberini veriyorlardı. Havanın aydınlanmasından birkaç saniye sonra gök tekrardan […]

Judeau (Bölüm 16)

      Kendimden geçmiş bir halde yüzüstü yatıyordum. Nerede olduğumu, nasıl buraya geldiğimi bilmiyordum. Yerden yardım alarak gövdemi kaldırdım. Sıra başıma geldiğinde bu o kadar da kolay değildi. Gövdeme oranla küçük olmasına rağmen tonlarca ağırlığa sahip gibiydi. Başımı yerden kaldırabilmek için canım gitmişti. Zor olsa da bunu bir şekilde başarmıştım. Kendimi silkeleyip etrafıma bakındım. Burası daha […]

Theodore (Bölüm 15)

      Annem keşke yanımda olsaydı. Yanımda olmasına ihtiyacım var. Onu o kadar özledim ki kelimelerim bunun için yetersiz kalıyor. Her gün azar azar unutuyorum annemi. Kokusunu, bakışlarını, yüzünü… Günleri geride bırakırken benden uzaklaşıyordu. İçimde bir boşlukla gözlerimi açmak beni yoruyordu. Bazen… Bazen onun hemen yanımda, hiç ölmediğini düşünüyorum. Bana baktığını hayal ediyorum. Bakışlarını anımsamaya çalışıyorum. […]

Begin typing your search term above and press enter to search. Press ESC to cancel.